|
Yazar Devri Âlem
|
|
İstanbul denince akla ilk gelen özelliklerden biri de kentin 7 tepe üzerine kurulmuş olmasıdır. Kentle birlikte anılan 7 tepe, İstanbul’un “Tarihi Yarımada” olarak bilinen bölgesinde yer alır. Bunlar, Tarihi Yarımada’nın en yüksek noktalarıdır gerçekten. Ve bu tepelerin bulunduğu noktalar Roma, Bizans ve özellikle de Osmanlı döneminin görkemli yapılarıyla süslenmiştir.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 26 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Gül-efşan
|
|
Torosların büyüsü, doğa sevdalısı trekking tutkunlarını her daim mıknatıs gibi kendine çeker. Çantasını sırtlayıp, yola koyulanlar Pozantı, Aladağ, Karaisalı, Saimbeyli, Tufanbeyli, Aladağ ilçelerinin yaylalarında, dört mevsim farklı güzelliklerin yaşandığı yamaçları fethetmek için dolaşırlar.
Toroslar’ın güzelliklerine çıplak gözle tanıklık etmek, çam kokusuyla ciğerleri doldurmak, yayla çayını odun ateşinde demleyip yudumlamak, sıcacık taş fırın ekmeğinin üzerine halis tereyağını, karakovan balını sürüp yemek, kuytu bir gölgede biraz şekerleme yapmak en keyifli anlardır.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 25 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
| |
|
|
Yazar Ber-ceste
|
|
Bu hafta Hayrettin Karaca’nın geliştirip, bir vakıf haline getirdiği Karaca Arboretumu’nu (Canlı Ağaç Müzesi) geziyoruz. Yalova Samanlıköy’de bulunan Arboretum, pazar günleri 13.00-18.00 saatleri arası ziyarete açık. 13.5 hektar üzerine kurulu müzenin ancak 3.5 hektarlık bölümü rehberler eşliğinde gezilebiliyor. Arboretum’da toplam 15 bin canlı türü bulunuyor. Birçok ilginç bitki ve ağaç türüne rastlamak mümkün. Bunlar arasında, Kanada bayrağındaki yaprak sembolünden tanıdığımız şeker akçaağaç, kışın yapraklarını döken, dünyadaki dört iğne yapraklı türden biri olan fosil ağaç ve dünyanın en geniş gövde çapına sahip olan mamut ağacı var.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 41 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Gül-efşan
|
|
Gümüşü, kurusu, havucu, tarihi evleri ve eşsiz yemekleri ile hayatta daha yapacak çok işi olan bir kent : Beypazarı
Bir Pazar günü düşüyor yolumuz Beypazarı’na. Bey’ler pazarı Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde anlattığı gibi kurulmuş. Ancak günümüzün beyleri turistler olmuş artık. Belediyenin öncülüğünde yaşlısı genci elbirliği ile turistleri ağırlamanın ve turizm yolu ile kalkınmanın peşindeler. Beypazarı’nı gezmeye başlamadan önce Beypazarlı’nın hayata bakışını öğrenmek gerekli. O kentin simgesi olmuş eski evlerin henüz her yerinin bitirilmediğini öğrenmek ilginç geliyor.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 49 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
| |
|
|
Yazar Gül-efşan
|
|
Görünce anlayacaksınız. Konya’da görmeniz gereken sadece mimari yapı, tarih, doğal güzellikler de değil üstelik. Ovaya yayılmış şehre her baktığınızda, havaya sinmiş olan ve sizi kucaklayan maneviyatı da görürsünüz.
Uçsuz bucaksızmış gibi görünen düz bir ovayı hayal edin ve yavaş yavaş tarihin mimari şaheserlerini yerleştirin bu düz ovanın üzerine. Sonra özenle planlanmış modern bir şehir oluşturun hayalinizde, caddeler ferah olsun, oldukça yüksek binalar, alışveriş merkezleri de olsun.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 66 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 37 |