Gratis Joomla Template by FatCow Review

Tüm dünyayı 137 saniye boyunca bayıltan deney

Bir tek siyah taşlı yüzüğü olanlar kurtuldu! 

Kanadalı bilimkurgu yazarı Robert J. Sawyer'ın 1999 yılında piyasaya sürülen kitabından esinlenerek hazırlanan, Braanon Braga ve David S. Goyer'in yapımcısı olduğu, 2009 yılında yayınlanmaya başlanan FlashForward adlı dizinin konusu kısaca şöyle:

"Gizemli bir olay dünya üzerindeki herkesin 6 Ekim 2009'da aynı anda, 137 saniye boyunca bilincini kaybetmesine sebep olmuş, bu süreçte herkes 6 ay sonra kendisinin neler yaşadığını görmüştür - bir küresel "öngörü". Bu 137 saniyelik bilinç kaybı sonucu dünya toplamında 40 milyon kişi yaşamını yitirmiştir. (Araba kazası, uçak kazası vs...) Los Angeles FBI ajanlarından oluşan Stanford Wedeck (Vance) tarafından yönetilen bir ekip bu süreçte ne olduğunu ve bir daha olup olmayacağını incelemeye başlamıştır. Benford araştırma üzerine önemli bir katkıda bulunur. Öngörüsünde 6 aylık araştırmanın sonucunu görmüştür ve araştırma için gördüğü kanıtları biraraya getirmeye başlar. Ekip kararma sırasında bilincini yitirmeyen "0 numaralı zanlı (Suspect Zero)" yu, tehlikeli olduğu düşünülen "D. Gibbons" ve 1991'de bazı bilinç kayıplarının olduğu Somali'yi araştırmaya başlar. Bu sırada öngörülerle birlikte kişisel açıklamalar karakterlerin hayatlarını şekillendirmektedir." (Wikipedia)

Dizi başlangıçta kurgusu ve dramaturjisi yüzünden Lost ile kıyaslansa da, kısa süre sonra düşen reytinglerinden Abrams'ın şaheseri kadar ilgi çekmediği ortaya çıktı. Birinci sezonunun sonuna doğru dizinin yayından kaldırılabileceği bile konuşuldu. Fakat ikinci sezonun başlaması ile birlikte, dizi tekrar yükselişe geçti. Bu yükselişte en çok pay, dizinin artan temposu ve arkaplandaki büyük komplo teorisinin yavaş yavaş ortaya çıkmasında aramak doğru olur. Kitap ile dizinin en büyük farkı da bu son söylediğimiz komplo teorisinde yatıyor. Sawyer'ın yazdığı kitapta olaylar rastlantısal gelişirken, dizinin senaryosu, aslında bu 137 saniyelik "bilinç atlamasının" gizli bir örgütün işi olduğu üzerine kurgulanmış durumda. Daha doğrusu, gördükleri geleceği değiştirmeye çalışan insanların öyküsü. Çünkü herkes kendi gördüğü gelecekten memnun değil. Bazısı hiçbir şey görmüyor. Sonradan anlaşılıyor ki, onlar aslında ölmüş. O ölenler geleceği değiştirmeye çalışıyor mesela. (O gördükleri şey kaderse, insan kaderini değiştirebilir mi?)

Peki ne oluyor da, insanlar 137 saniye boyunca 6 aylık bir "bilinç atlaması" yaşıyorlar?

Dizi içersinde hikayenin gidişine göre olayın yaşanmasından bir kaç ay sonra iki bilim adamı çıkıyor ve bu bilinç atlamasından (ve 40 milyon üzerindeki insanın ölümünden) başında bulundukları deneyin sorumlu olduğunu "itiraf ediyorlar." Peki deney ne?

(1999 yılında yayınlanan kitaba göre) CERN'de gerçekleştirilen LHC deneyi.

Evet...Doğru okudunuz. Hani en son deneyin geçen ay başarıyla gerçekleştirildiği büyük proje. Sawyer'ın kurgusunda bu açıklamadan sonra, deney bir kez daha tekrarlanıyor. Bu kez "bilinç atlaması" yaşanmıyor fakat deney sonucunda Higgs Boson (hani "Tanrı Parçacığı" olarak adlandırılan parça) keşfediliyor. Bilinç atlaması tamamen rastlantısalmış çünkü o deney yapılırken, uzak bir galaksideki süpernovadan gelen nötrino parçaları tam o sırada dünyaya ulaşmış. İkinci deneyde öyle bir rastlantı olmadığı için de bilinç atlaması yaşanmamış.

Bu yukarıdaki olay kitabın kurgusundan. Peki ya kitaptan daha farklı olan dizi senaryosunda durum nasıl?

Dizide de gene aynı deney yapılıyor: Parçacıklar çarpıştırılıyor. Bu sefer kitaptaki gibi CERN'de değil, ABD'deki özel bir laboratuvarda gerçekleştirilmiş. Gene aynı şekilde, deney tek başına sorumlu değil bu bilinç atlamasından. Ama kitap kurgusundaki gibi rastlantısal da değil. Gizli bir örgüt, bu deneyde ortaya çıkan enerjiyi manipüle ederek tüm dünyaya "bilinç atlatıyor".

Bunlar sonuçta bilim-kurgu. Adı üstünde, hikaye. Ama gerçek hayatta CERN sayesinde "ereceğini" (bilinç atlaması) düşünen evanjeliklere ne demeli? (Bkz: CERN'in içinden Felsefe Taşı çıktı!) Tesadüf mü? Olabilir...Biz hikayemize geri dönelim

FBI ajanları bu gizli örgüt ile ilgili ilginç bilgilere ulaşıyor daha sonra . Güvenlik kameralarındaki görüntüleri incelediklerinde, herkesin baygın olduğu anda ortada bilincini kaybetmeden dolaşan, siyahlar giymiş bir adama rastlıyorlar ("0 numaralı zanlı". Nasıl oluyor da herkesin baygın olduğu bir zamanda, "0 numaralı zanlı" ayakta kalabiliyor diye merak ederlerken, seyirci adamla ilgili gerçeği sonraki bölümlerde, gizli örgüte bağlı bir kişinin ağzından öğreniyor: Adamın sırrı, taktığı siyah taşlı yüzükte saklı. Tabii internette dizinin fanatikleri bu siyah taşlı yüzükle ilgili gerçek dünyadaki benzerlikleri bulmuş bile:


 

 



Resimdeki siyah taşlı yüzük, masonların kullandığı türden.

İşte bundan sonraki bölümlerde, FBI ajanları o örgütü ortaya çıkartmaya çalışıyorlar.

Bu arada tüm dünyanın baygın kaldığı, bilinç atlaması yaşadığı süre olan 137'den ilginç ilişkiler çıkabiliyor. 33. asal sayı olan 137, Kabala numerolojisine göre (Gematria), (İbranice harflerde) Kabala demek. İlginç değil mi? (33. derece en yüksek masonik seviye)

Madem sayılara bakmaya başladık, insanların bilinç atlaması yaşadığı tarihi de verelim, bakarsınız ilginç şeyler olur. Dizide insanların gördükleri gelecek, 29 Nisan 2010'a ait. Yani önümüzdeki hafta perşembe...

www.iyibilgi.com özel

 

Gösterim: 2425