Bembeyaz evler, daracık sokaklar, mavinin her tonunda çarşaf gibi bir deniz ve Ege’nin sıcak insanları, Bodrum’un tadına doyulmaz manzaralarından.
Homeros’un "Ebedi mavilikler ülkesi" diye adlandırdığı, bir diğer Bodrumlu Cevat Şakir'in de "Başka yerde olup, nur içinde yatılacağına burada nur içinde yaşanır" demesi boşuna değil.
Evinizi daha geniş göstermek için yapabileceğiniz otuz değişik şeyden size uygun olanları seçerek evinizi daha geniş gösterebilirsiniz.
1. Odanızı daha yüksek ve ferah göstermek için ışığı yansıtan renkleri tercih edin. Duvar ve tavana aynı rengi uygularsanız tavan olduğundan daha yüksek görünür.
Bastakiya Tarihi Bastakiya ilçesini gezerek eski Dubai’ye bir göz atın. Daracık sokaklarda yapılmış rüzgar kulelerine sahip geleneksel avlulu evler halkın geçmişte nasıl yaşadığının güzel örneklerini verirler. Havayı aşağı doğru evin içine filtre ederek bir tür ‘klima’ işlevi gördüklerinden, rüzgar kuleleri yalnızca çekici görünmekle kalmaz, aynı zamanda işlevseldirler.
Her insanın belli bir beyin kapasitesi vardır.Bunu genetiği belirler.Fakat bu kapasitenin etkin kullanılması için yapılacak birçok şey vardır.Örneğin;bir arabanın göstergesi 180km’yi gösteriyorsa 200km hız yapmak mümkün değildir.Fakat iyi bir araba bakımı ve kullanan ile gerekirse son hıza çıkılabilir.
Son yıllardaki bunca gelişmelere rağmen beyin hala insan vücudunda en az bilgiye sahip olunan organdır.
İdrak
Namık Kemal’in artık unutulmuş derin anlamlar içeren ünlü dizesinde idrak sözü “insanın düşünme yeteneği, düşünme imkânı” anlamında kullanılmıştır. Sözünü ettiğimiz dize şudur:
Prof. Dr. Ayten Altıntaş, Osmanlı tıbbının ve güzelliği koruma ilminin binlerce yıllık Hint, Arap, İslam ve Roma kültür birikimi kullanılarak oluştuğunu söylüyor. Bu ise insan aklını zorlayacak muazzamlıkta bir bilgi dağarcığı demek.
Zaten Altıntaş'a göre Topkapı Sarayı'ndaki kütüphane dünyanın en değerli elyazması kitaplarının yer aldığı en iyi kütüphane.
Günlük yaşamda kullandığımız ürünler 55 bin’in üzerinde kimyasal çeşidi içeriyor ve her yıl bunlara binin üzerinde yenisi ekleniyor. Birçoğu ise yeterince test edilmeden ve belirli bir mevzuata tabi olmadan piyasaya sürülüyor... Bu ürünlerin büyük kısmı doğrudan kanalizasyona akıp sonunda da su sistemlerimize karışıyor. Sözünü ettiğimiz kimyasallar, sonunda "fazla yüklenme" olasılığı yaratarak vücudumuzda depolanıyor ve zehirli olma düzeyine ulaştığında çeşitli hastalıklara yol açıyor. (Kronik yorgunluk sendromu, alerjiler, karaciğer sorunları, lenf kanseri gibi.)