Rivayete göre bir İstanbul kızı Erzurum’a gelin gitmiş. Çevreye uyum sağlamak için Erzurum’un adetlerini öğrenmeye çalışıyormuş.
Bir gün komşusu çaya davet etmiş, bizim taze gelin de o sıralarda kıtlamayı öğrenmeye çabalıyormuş.“Ben kıtlama öğreneyim” diyerek ağzına bütün bir kesme şeker almış.
Afrika’da aslan avına çıkan iki genç elleri boş dönmüştü. Kendi aralarında başarısız olmalarının nedenini tartışıyorlardı. Onların tartışmaların kulak misafiri olan yaşlı ve deneyimli bir avcı “Gelin size bu avın püf noktasını öğreteyim” dedi.İki genç önemli bir gizi öğreneceklerini umuyorlardı. Hemen deneyimli avcının karşısına oturup anlattıklarını dikkatle bir biçimde dinlemeye başladılar. Adam da anlatmaya başladı:
Hani su İETT’nin yeşil otobüsleri var ya; çevreci ve ABS frenli olanlar… Gayet güzel bir gün herkes kendi kıvamında ve tadında yolculuk ederken, birden bir telefon sesiyle irkildik.
Gazman’inki gibi çalıyordu. Neyse adam çalan telefonu açtı ve konuşmaya başladı. Biraz argosu rahatsız ediyordu çevreyi ama, asıl rahatsızlık veren kapalı olması gereken telefonun açık ve kullanılır vaziyette olmasıydı.