Gratis Joomla Template by FatCow Review

Bindiği Dalı Kesmekten Daha Kötü Ne Olabilir?

Deyim kültürümüzde bir söz vardır. �Bindiği dalı kesmek!� Yani yaptığın işi dikkatsizlik sonucu kötüye çıkarmak, becerememek, faydalı olacak olan bir şeyi yok etmek. Ancak diyelim ki bindiğimiz dalı kestik. Fayda sağlayamadık. Ama sonu da bu kadar kötü olabilir mi?

Ağustos sıcaklarının kavurduğu bir zamanda, 1956 yılının Ağustos ayında Giresun�un Alucra kazasının Taşdemir köyünden Bekir Tekir adlı bir kişi Sırt mevkiinde elinde baltası ile çam ağacına çıkmış, dal kesmektedir. Ama sıcaklardan olsa gerek kesmeye çalıştığı dalın üzerine bastığının farkında değildir. Bir müddet sonra dal kırılır ve yere düşerek yaralanır.

Devamını oku...

Bütçe Hesabına Kurban Giden Merkep

Bütçe Hesabına Kurban Giden Merkep

Yıl 1956. Demokrat Parti 1954 yılındaki seçimlerde bugüne kadar kırılamayan bir oy yüzdesi ile ( % 57,5) ikinci kez iktidarda. Ancak geçen 2 yılda ekonomik dar boğaz ve siyasi çekişmelerden dolayı sıkıntılı bir dönem yaşanmaktadır. Zamlar üst üste yapılıyor ve yoksul kesim bu durumdan bunalmış durumdayken hükümet �Her şey normal, yokluk yok, bütçenizi ayarlayın!� şeklinde mesajlar veriyor.

Devamını oku...

Laf nasıl değiştirilir?

Günlerden Pazar,ılık ve güneşli bir gün...
Keyifli bir kahvaltı yapıp sokağa çıkıyorum.İçimde dalga dalga bir sevinç,sebebini bilmiyorum.

Herşey benimle birlikte bayram yapıyor sanki...Yolda,uzun zamandır görmediğim bir gençle karşılaşıp hal hatır sorduktan sonra;

-Amcana selam söyle,diyorum.Kendisini çok severim,bilirsin.Delikanlı yüzüme şaşkın şaşkın bakıp:

Devamını oku...

Bin altın yeter

Kanuni Sultan Süleyman avlanmaya çıktığı bir gün yağmura yakalanınca o civardaki evlerden birine sığınır.Sıcak ateşin karşısında ıslanan elbiselerini kuruturken , “gerçekten şu ateş bin altına bedel” der.

Padişah geceyi geçirdikleri evden ertesi gün ayrılırken ev sahibi olan köylüye , “Borcumuz ne kadar ?” diye sorar.Uyanık köylü:

“Bin bir altın yeter” diye cevap verir. Padişahın hayretler içerisinde kaldığını görünce şöyle açıklar:

Devamını oku...

Neyi Bekliyorsunuz?

Soğuk bir kış akşamı, bir pidecinin kapısından içeri, yaşlı bir amcayla teyze girmiş, bir masaya oturmuşlar.

Amca masaya gelen garsona, büyük bir pide, bir çoban salata ve bir ayran ısmarlamış. Garson az sonra siparişleri getirmiş.

Amca pideyi ikiye bölerek yarısını teyzenin önüne koymuş, sonra salatayı ikiye bölerek tabağın karşı kısmına doğru itmiş, sonra ayran bardağını ortaya koymuş, önce bir yudum kendisi içiyor, sonra da teyze bir yudum alıyormuş.

Devamını oku...

En gerideki adam

ymr_ve_yalnzlkO sabah acelem yoktu. Tramvaydan indim, yavaş adımlarla etrafı izleyerek yürümeye başladım. Bu esnada gözüme önümde yürüyen ve benimle birlikte tramvaydan inen üç kişi takıldı. En öndeki sanki arkasından biri kovalıyormuş gibi hızlı adımlarla yürüyordu. Arkasından gideni bir hayli geride bırakmıştı. Kendi kendime:

Devamını oku...