Nasreddin Hoca arada bir arkadaşlarıyla beraber ava da çıkardı. Kurtlardan iyice bıkan Akşehir
halkı, hayvanlarını yiyen kurtları avlamak için gruplara ayrılırlar.
Hoca ve bir arkadaşı bir kurt ini görürler. Arkadaşı kurt yavrusunu yakalamak için ine girer.
Hoca ise dışarıda kalır. O sırada ana kurt çıkagelir.İne girerken Hoca, kurdun kuyruğunu sıkıca
yakalar ve hayvanın ine girmesini önlemeye çalışır. Kurt Hoca'dan kurtulmak için çırpınırken inin
içi toz duman içinde kalır. Arkadaşı inin içinden Hoca'ya seslenir:
Başında bu kadar zaman geçirilen sürekli bir şeyler yazılan forum anne tarafından şüpheli bulunarak gelinir.Ve çocuğun başında dikilmeye başlanır.Bu durumda mevzu bahis başlık devreye girer
"ne bu sayfa şimdi, napıyosunuz siz burda"sorusu ile giriş yapan anneye"forum bu anne, biz de burda yazı yazıyoruz"diyerek en mantıklı açıklama yoluna gidilir.
- Neresini dolduruyoz bu formun ?
+Form degil bu abi. Forum. Gel bak üye yapayım seni.. Sen şu formu doldur tamam bak kullanıcı adını felan gir.
-Bu forumu mu dolduracam ?
+Yok abi forum degil bu form
-Başlıcam şimdi haaa bir karar ver artık forum mu form mu ?
+ Forum bu işte abi..
Nasreddin Hoca'nın kadılık (hakimlik) ettiği günlerde adamın biri yanına gelir. Adam,
komşusundan şikayetçidir. Derdini anlatır. Hoca, adamı güzelce dinledikten sonra:
-- Haklısın! diyerek gönderir.
Biraz sonra adamın şikayetçi olduğu komşusu çıkagelir.
Bir yaz günü Hoca köye gidiyormuş. Biraz serinlemek için eşeğinden inip bir ceviz ağacının altına oturmuş; cübbesini kavuğunu da çıkarıp yanına koymuş. Biraz ilerdeki kocaman helvacı kabakları gözüne ilişince, kendi kendine:
— Şu Allah’ın işine bak, demiş, otun üstünde koskoca kabak yetişiyor; şu dalları yere göğe ağmış; bir evleklik yer tutan ceviz ağacının meyveleri ufacık!