Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Gerçekler acıdır ,baklava tatlıdır, o zaman baklava gerçek değildir.
Mizah

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün285
Dün375
Bu hafta1250
Bu ay6026
Tüm zamanlar31010

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Osmanlı huzuru nasıl sağladı? PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar evfa   
osmanlOsmanlının asırlarca huzur içinde idare ettiği ve her çeşit milletin, dinin bulunduğu ülkeler, Osmanlının çekilmesiyle bir anda huzursuzluk kaynağı ülkeler hâline geldi.

Bilhassa Balkanlar ve Ortadoğu’da kan ve gözyaşı hiç eksik olmadı. Bugün, insan haklarını, özgürlükleri dillerinden hiç düşürmeyen Batı’nın gözü önünde Filistin’de soykırım uygulanıyor; ancak kendilerinin duyabileceği kadar bir sesle “Yapmayın” “Etmeyin”den öteye yaptıkları ciddi bir şey yok.


Bugün, Osmanlı, yüzyıllarca bu ülkeleri huzur içinde nasıl idare etti, bunun üzerinde durmak istiyorum. Bir anekdot ile konuya gireyim. Belçika Başbakanı, Demirel’e soruyor:

“Osmanlı Balkanları 500 yıl savaşsız nasıl yönetti?”

Demirel cevap veriyor:

“Herhalde Osmanlıyı geri istemiyorsunuz. Çünkü Osmanlıyı devirmek için her şeyi yaptınız. Osmanlıda, toprak, ticaret, menfaat kavgası yok, güvenlik ve adalet var. İşte savaşsız yönetmenin sırrı burada!”

İsrail Başbakanı da aynı sıkıntıdan dertli olduğu için soruyor:

“Biz bu toprakları idare edemiyoruz, ne yapsak kavga çıkıyor. Osmanlı, tek şeritli jandarma onbaşısı ile buraları idare etmiş, bunun sırrı nedir?”


Demirel buna da şöyle cevap veriyor:

“Bunun sırrı, onbaşının kolundaki şerittir, zira imparatorluğun simgesidir. Senin sandığın gibi sıradan bir rütbe işareti değildir. Arkasında imparatorluk ve padişah, onun arkasında hak, hukuk ve adalet var. Düzeni bozanı anasından doğduğuna pişman eden kudret, devlet ve otorite var!”

Evet, Osmanlıda öyle bir otorite var ki, her zaman mazlumun yanında, zalimin karşısında. Böyle bir idareye kim boyun eğmez? Bunun için de tarihe kendini altın harflerle yazdırmış Osmanlı. Fransız tarihçisi Grengur,
“Osmanlı imparatorluğu, beşer tarihinin en büyük ve hayrete değer vakalarından biridir” demektedir.

Peki, Osmanlının bu herkesi memnun eden özellikleri, prensipleri nelerdi? Osman Gazi’nin 4800 kilometrekarelik küçük bir beyliği üç kıtaya nasıl yayıldı? Bunun sırrını tarihçiler ana hatları ile şöyle sıralıyorlar:

Osmanlıda fetihler yalnız kılıçla değil, daha çok uzlaştırıcı ve sevdirici bir politika neticesinde gerçekleşmekteydi. Osmanlı idaresinin, gayri Müslimlere can ve mal güvenliğiyle dinlerinde serbestlik tanıması, onların zamanla İslam’ı kabul etmelerine yol açıyordu. Yine bu durumun sonucu olarak çok defa, geniş bölgeler, şehir ve kasabalar kendiliğinden Osmanlı hâkimiyetini tanımakta idiler.

Osmanlılar fethettikleri ülkenin halkının yaşayışına müdahale etmediler, onları sadece kendi nüfuzları altına aldılar. Bu müsamahayı, Rumeli’de daha geniş surette ve onların eski varlıklarını korumak üzere uyguladılar. Bunu gören ve baştanbaşa Hıristiyan olan Balkan Yarımadası halkı, kısa zaman içinde bu tarzdaki adilane hareket ve idari siyasetteki incelik sayesinde İslamiyet’i seçti.

Fethedilen bölgelere, İslam’ın güzel ahlakı ile bezenmiş aileleri, alperenleri, dervişleri, ahileri yerleştirdiler. Yerli halk bunların yaşayışını bizzat görerek İslamiyet’i tanıdılar. Kendi yaşayışları ile Müslümanların yaşayışları arasındaki farkı görerek seve seve Müslüman oldular. Devletin gönüllü savunucuları hâline geldiler.

Osmanlı Devleti ve sultanlarının davaları da, kendi tabirleri ile “nizâm-ı âlem” (dünya barışı) üzerinde toplanıyor, koca devletin varlık sebebi ve savaşları da, insani esaslara bağlı bulunan bir cihan hakimiyeti düşüncesine dayanıyordu. Sistem, insanları sömürmek, varını yoğunu almak üzere değil, vermek üzerine, onları huzurlu hâle getirmek üzerine kurulmuştu.

Osmanlıdan sonra böyle bir devlet çıkmadı. Çıkması da mümkün değil. Osmanlı gibi, adaleti, huzuru gaye edinen bir devlet olsaydı, Filistin’de Balkanlar’da ve diğer ülkelerde bu zulümler ve bu canilikler yapılamazdı! Yanlış yapan başına gelecekleri bilirdi.

Mehmet Oruç



Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 156 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Eskimeyen Dost
sitemize hoş geldiniz sayın Ahmet Ünal Çam sizinle yine ...
10/11/08 21:23 fazlası...
Gön: isra

Eskimeyen Dost
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı iç
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı için; Yayınladığınız ...
10/11/08 13:44 fazlası...
Gön: ahmetunalcam

S.u.s.t.u.m
teşekkürler:)
yorumunuz ve ilginiz için ben teşekkür ederim.
02/11/08 01:08 fazlası...
Gön: leyl

S.u.s.t.u.m
tesekkürler
yazı harika devamını bekliyorum...tesekkür ederim..
01/11/08 21:31 fazlası...
Gön: nur

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 3 misafir yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3451  yazı bulunmaktadır.