Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Arkadaşlar telefonlar dinleniyormuş... İyi iyi, dinlensinler zaten çok yorulmuşlardı...
Mizah

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün60
Dün184
Bu hafta472
Bu ay1365
Tüm zamanlar16972

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Bilgi
Ayasofya'daki levhalar neden indirildi? PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Ay Işığı   

165609940_6b41cfc049*Duvarda asılı bulunan İsm-i Celâl levhası, kenardaki tahta iskelelerde sürüklendi:

27 Ekim 537’de İmparator Justinyanus tarafından muhteşem bir törenle açılan Ayasofya, 916 yıl kilise olarak kullanıldıktan sonra, 1453’de Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethiyle camiye dönüştürüldü. Fatih'in, fethin ardından ilk iş olarak Ayasofya'nın tamirini emretmesi dikkat çekicidir.
Döneminin en geniş kubbesine sahip olan bu eser, yapıldığı tarihten itibaren asırlar boyunca aralıksız tamir gördü ve yenilendi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 316 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Üsküdar Mihrimah Sultan Camii PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Ay Işığı   

resim0162yeCami 1547’de tamamlandığı halde, güneş saati 222 yıl sonrasını 1769’u gösteriyor:

1522 yılında Topkapı Sarayı'nda dünyaya gelen Mihrimah Sultan, Kanuni’nin hayatta kalan tek kızıdır. Babası tarafından çok sevilen küçük prenses, annesi Hürrem Sultan’ın nezaretinde iyi bir eğitim gördü. Henüz 17 yaşındayken (1539) Diyarbekir Beylerbeyi Rüstem Paşa'yla evlendirildi. Düğün merasimi, erkek kardeşleri Bayezid ve Cihangir'in sünnet düğünüyle birlikte At Meydanı'nda (bugünkü Sultanahmet Meydanı) büyük şenliklerle yapıldı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 654 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Kediler ve Veba PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar coral   
catKediler İçin Kara Bir Gün
1300'lerde Avrupa

'Kara Ölüm' olarak bilinen veba salgını ilk olarak 1300'lerde Çin'de ortaya çıktı. Kurbanların şikayetleri ağrılar, ateş ve bulantıyla başlıyordu. İnsanların dirseklerinde ve kasıklarında mor kabarıklıklar oluşuyor ve kısa sürede yumurta büyüklüğüne ulaşıp sertleşiyordu. Bu yumurtalar patladığında içinden pis kokulu siyah bir madde fışkırıyordu ancak bu rahatlama kurban için çok geç oluyordu. Çünkü hasta beş gün içinde ölüyordu.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 188 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Atlantis PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar coral   

atlantis_lgİngiliz araştırmacı Colin Wilson, Kıbrıs yakınlarında olduğu iddia edilen kayıp uygarlık Atlantis’in gizeminin çok yakında açığa kavuşacağını söyledi . Gizemli, dibi bir türlü keşfedilemeyen Akdeniz’de yapılan son araştırmaların Colin Wilson’u çok heyecanlandırdığı bir gerçek.

Bilim adamları, özellikle Suriye kıyılarına uzanan güney kesimde yapılan araştırmalarda bazı ilginç sonuçlara ulaştı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 188 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Kral Arthur ve Excalibur PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar coral   

excalibur3Zaman: 400-600 yılları
Mekân: Britanya

Kral arthur efsaneleri "gerçek" midir? Ve bunlar tarihi gerçekleri yansıtmakta mıdır?

Tarihi bir Arthur bir olasılık ise de, sağlam kanıt eksikliği vardır. Arthur'un eylemlerinin ilk yazılı kayıtları -Annales Cambriae (Galler Tarihi Olayları) ve ünlü Historia Brittonum (Britanyalılar'ın Tarihi)- 8. ve 9. yüzyıllarda Arthur'un ölümü için verilen tarihten (Annales Cambriae'de 537) 300 yıl sonra yazılmıştır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 371 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Fatih Camii ve Çorba Kapısı PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Ay Işığı   

kopyas_caistanbul 29 Mayıs 1453 Salı günü fethedilerek: «Konstantiniyye elbet bir gün fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.» hadîs-i şerîfinin mânâsı zâhir olmuş, Bizans'ın kapıları Osmanlı Türklerine, bir daha kapanmamak üzere kıyâmete kadar açılmış, dokuz yüz küsur sene bekleyen emanet, sonunda sahibine teslim edilmişti. Gün ortasıydı. Fatih Sultan Mehmed, beyaz atı üzerinde ilk defa İstanbul'a giriyor, çevresinde hocaları Akşemseddin, Molla Hüsrev, Molla Gürânî yer alıyordu. Geçtiği yollardaki evler ve konaklar harabe hâlindeydi. Bizans halkı ellerindeki çiçek demetleriyle bütün sokakları tutmuştu.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 338 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Osmanlı Tahtında Bir Velî Sultan PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Ay Işığı   

beyazid_iiSultan II. Bayezid melek huylu bir insandı, temiz yüzü kalbinin aynasıydı. Gençliğinde hür bir hayat sürmesine rağmen, padişahlığında kendini ibadete vermiş, hayır işlerine yönelmişti. Bu yüzden halk arasında kerâmetlerinden söz ediliyor, «Bayezîd-i Velî» diye anılıyordu.

Meselâ aşağıdaki hâdise, tarihî kayıtlara geçmiştir:
Bir gün sultanın meclisinde seyyahın biri, Dalmaçya insanının özelliklerini ve o bölgenin tabiî güzelliklerini anlatıyordu. Söz arasında şöyle dedi: “–Sultanım, oradaki Frenk beyinin iki oğlu vardır ki, yeryüzünde güzelliklerinin eşi bulunmaz, onlar sanki cennetten çıkma taze birer fidandırlar.” Sultan birden hüzünlendi ve şöyle dedi:

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 241 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Ayasofya'nın Zarif Minareleri PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Ay Işığı   
c_alpguvencOsmanlı ordusu 29 Mayıs 1453 Salı sabahından itibaren, şehir surlarını aşarak İstanbul’a akmaya başladı ve kısa zamanda şehre hâkim oldu. Fatih Sultan Mehmed, mukavemet kırıldıktan sonra, olabilecek bir suikast tehlikesine karşı tedbir olmak üzere, sancak beyleri ile emrindeki askerlerin sokak başlarını tutmalarının ardından, Topkapısı’ndan tören alayı ile şehre girerek, doğruca Ayasofya’ya gitti. Hıristiyan din adamlarının ve Bizans halkının biriktiği Ayasofya’nın önünde atından inerek, yerden bir avuç toprak aldı ve başına götürdü.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 331 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Kazıklı Vlad PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar coral   

240px-vlad_tepes1448-1456-1462 yılları arası ve 1476  yıllarında Eflak  beyliğinin Voyvodası (prens) idi. Voyvoda III. Vlad düşmanlarını (özellikle esir aldığı Osmanlı askerlerini) kazıklara çakarak işkenceyle öldürmesiyle tarihe geçmiştir.

Bu sapık voyvodanın en büyük zevki, insanları sivri kazıklara geçirterek öldürmek, sonra karşılarına geçerek yeyip içmekti. Bu yüzden ona halk, 'Şeytan' anlamına gelen 'Drakul', Macarlar cellad anlamına gelen 'Çepel', Türkler ise 'Kazıklı Voyvoda' adını takmışlardı. Bram Stoker'ın Drakula romanına ve Drakula filmlerine konu olmuştur.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 206 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 55 - 63 Toplam: 104
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Mazlumun Duâsı
alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste teşekkürler
08/10/08 09:44 fazlası...
Gön: bahadır

Ölmeden Evvel Gerçek Dostu Bul...
teşekkürler berceste harika bir paylaşım
05/10/08 19:13 fazlası...
Gön: bahadır

Güle güle sultanımız
Allah razi olsun insallah Allah nice ramazanlar nasip eder ...
03/10/08 01:28 fazlası...
Gön: ABI HAYAT

Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akm...
teşekkürler
01/10/08 21:44 fazlası...
Gön: bahadır

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Sitemizde  51 Kategoride 3104  yazı bulunmaktadır.