|
Yazar Ay Işığı
|
|
*Duvarda asılı bulunan İsm-i Celâl levhası, kenardaki tahta iskelelerde sürüklendi:
27 Ekim 537’de İmparator Justinyanus tarafından muhteşem bir törenle açılan Ayasofya, 916 yıl kilise olarak kullanıldıktan sonra, 1453’de Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethiyle camiye dönüştürüldü. Fatih'in, fethin ardından ilk iş olarak Ayasofya'nın tamirini emretmesi dikkat çekicidir.
Döneminin en geniş kubbesine sahip olan bu eser, yapıldığı tarihten itibaren asırlar boyunca aralıksız tamir gördü ve yenilendi.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 316 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ay Işığı
|
|
Cami 1547’de tamamlandığı halde, güneş saati 222 yıl sonrasını 1769’u gösteriyor:
1522 yılında Topkapı Sarayı'nda dünyaya gelen Mihrimah Sultan, Kanuni’nin hayatta kalan tek kızıdır. Babası tarafından çok sevilen küçük prenses, annesi Hürrem Sultan’ın nezaretinde iyi bir eğitim gördü. Henüz 17 yaşındayken (1539) Diyarbekir Beylerbeyi Rüstem Paşa'yla evlendirildi. Düğün merasimi, erkek kardeşleri Bayezid ve Cihangir'in sünnet düğünüyle birlikte At Meydanı'nda (bugünkü Sultanahmet Meydanı) büyük şenliklerle yapıldı.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 654 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Yazar coral
|
|
İngiliz araştırmacı Colin Wilson, Kıbrıs yakınlarında olduğu iddia edilen kayıp uygarlık Atlantis’in gizeminin çok yakında açığa kavuşacağını söyledi . Gizemli, dibi bir türlü keşfedilemeyen Akdeniz’de yapılan son araştırmaların Colin Wilson’u çok heyecanlandırdığı bir gerçek.
Bilim adamları, özellikle Suriye kıyılarına uzanan güney kesimde yapılan araştırmalarda bazı ilginç sonuçlara ulaştı.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 188 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar coral
|
|
Zaman: 400-600 yılları
Mekân: Britanya
Kral arthur efsaneleri "gerçek" midir? Ve bunlar tarihi gerçekleri yansıtmakta mıdır?
Tarihi bir Arthur bir olasılık ise de, sağlam kanıt eksikliği vardır. Arthur'un eylemlerinin ilk yazılı kayıtları -Annales Cambriae (Galler Tarihi Olayları) ve ünlü Historia Brittonum (Britanyalılar'ın Tarihi)- 8. ve 9. yüzyıllarda Arthur'un ölümü için verilen tarihten (Annales Cambriae'de 537) 300 yıl sonra yazılmıştır.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 371 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ay Işığı
|
|
istanbul 29 Mayıs 1453 Salı günü fethedilerek: «Konstantiniyye elbet bir gün fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.» hadîs-i şerîfinin mânâsı zâhir olmuş, Bizans'ın kapıları Osmanlı Türklerine, bir daha kapanmamak üzere kıyâmete kadar açılmış, dokuz yüz küsur sene bekleyen emanet, sonunda sahibine teslim edilmişti. Gün ortasıydı. Fatih Sultan Mehmed, beyaz atı üzerinde ilk defa İstanbul'a giriyor, çevresinde hocaları Akşemseddin, Molla Hüsrev, Molla Gürânî yer alıyordu. Geçtiği yollardaki evler ve konaklar harabe hâlindeydi. Bizans halkı ellerindeki çiçek demetleriyle bütün sokakları tutmuştu.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 338 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ay Işığı
|
|
Sultan II. Bayezid melek huylu bir insandı, temiz yüzü kalbinin aynasıydı. Gençliğinde hür bir hayat sürmesine rağmen, padişahlığında kendini ibadete vermiş, hayır işlerine yönelmişti. Bu yüzden halk arasında kerâmetlerinden söz ediliyor, «Bayezîd-i Velî» diye anılıyordu.
Meselâ aşağıdaki hâdise, tarihî kayıtlara geçmiştir:
Bir gün sultanın meclisinde seyyahın biri, Dalmaçya insanının özelliklerini ve o bölgenin tabiî güzelliklerini anlatıyordu. Söz arasında şöyle dedi: “–Sultanım, oradaki Frenk beyinin iki oğlu vardır ki, yeryüzünde güzelliklerinin eşi bulunmaz, onlar sanki cennetten çıkma taze birer fidandırlar.” Sultan birden hüzünlendi ve şöyle dedi:
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 241 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Yazar coral
|
|
1448-1456-1462 yılları arası ve 1476 yıllarında Eflak beyliğinin Voyvodası (prens) idi. Voyvoda III. Vlad düşmanlarını (özellikle esir aldığı Osmanlı askerlerini) kazıklara çakarak işkenceyle öldürmesiyle tarihe geçmiştir.
Bu sapık voyvodanın en büyük zevki, insanları sivri kazıklara geçirterek öldürmek, sonra karşılarına geçerek yeyip içmekti. Bu yüzden ona halk, 'Şeytan' anlamına gelen 'Drakul', Macarlar cellad anlamına gelen 'Çepel', Türkler ise 'Kazıklı Voyvoda' adını takmışlardı. Bram Stoker'ın Drakula romanına ve Drakula filmlerine konu olmuştur.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 206 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 55 - 63 Toplam: 104 |