Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Her insanın dostu aklı, düşmanıda ahmaklığıdır. -Hz Osman-
Edebiyat

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün325
Dün375
Bu hafta1290
Bu ay6066
Tüm zamanlar31050

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Hazin Bir Göç Hikâyesi PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar fatihan   

nme_balkangoc93 Harbi'nde, Plevne ordusu esir düşmeden önce, Balkanların öbür tarafında Rusların istilasına uğrayan Servi, Lofça gibi kasabalar ve köylerin Müslüman halkı kaçarak Sofya’ya gelmişlerdi... Ayrıca Plevne elden çıkınca, Osman Paşanın oradan çıkardığı Müslümanlar da yine canlarını Sofya’ya atmışlardı... İşte o elem ve ıstırap dolu günlerde, artık devletin Sofya için yapacak bir şeyi kalmamıştı. “Düşman geliyor!..” sadaları bu zavallı halkın kulaklarını çınlatıyordu.

 Bu durum karşısında maneviyatları tamamen sarsıldığından, varlarını yoklarını yollara atıp çocuklarını da önlerine katarak, feryatlar içinde göç etmeye başladılar...

Kışın olanca şiddetiyle hüküm sürdüğü, her tarafın kar ve buzla kaplı olduğu bir zamandı. Nereye gideceklerini bilemeyen muhacirler, Sofya’yı Köstendil üzerinden Üsküp’e bağlayan anayolda toplandılar. Binlerce insanımız arabalar içinde soğukta donarak ölmüştü.

Mahmud Celâleddin Paşa, bu felâketi yaşayan birisinden şöyle bir hâdise nakleder:

“Sofya dışındaki kabristanda bir muhacir kadın gördüm. Yanında iki kızı ve yedi sekiz yaşlarında bir oğlu vardı. Kadın etrafa seslenip dedi ki:

- Ben şu kızlarla başımın çaresine bakarım. Oğlanı benden alacak bir hayır sahibi yok mu?

O esnada biri cevap verdi:

- Ben kabul ederim.

Zavallı kadın, oğlanı ona doğru gönderirken ensesine şiddetli bir tokat indirdi.

Orada bulunanlar; “Be kadın, sen bir anasın, niçin çocuğu dövüyorsun?” dediklerinde şu cevabı verdi:

- Ben artık onu ahirette göreceğim. Acısı yüreğinde kalsın da, yaşadığı müddetçe anasını unutmasın diye vurdum...

Esirlerin durumu ise, bundan çok daha feci idi. Balkanlar, tarihinin en büyük depremini yaşıyordu sanki. 40 000’den fazla esir Türk askeri, Rus dipçiği altında, korkunç kış şartları altında, ayakları çıplak, üstleri açık ve aç bir hâlde, Bükreş’e doğru yürütülüyordu. Plevne ile Bükreş arasındaki 200 kilometrelik yolda 5 000 kişi öldü. Daha sonra Ruslar, geri kalanları Sibirya içlerine kadar, aynı şekilde sürdüler. Bu yürüyüş sırasında da 25.000 insanımız öldü. Savaştan sonra Osmanlı Hükûmetine iade edildiklerinde sayıları, ancak 10 000 kişi kalmıştı.



Beğendiğim metinlere ekle (1) | Görüntüleme sayısı: 94 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Eskimeyen Dost
sitemize hoş geldiniz sayın Ahmet Ünal Çam sizinle yine ...
10/11/08 21:23 fazlası...
Gön: isra

Eskimeyen Dost
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı iç
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı için; Yayınladığınız ...
10/11/08 13:44 fazlası...
Gön: ahmetunalcam

S.u.s.t.u.m
teşekkürler:)
yorumunuz ve ilginiz için ben teşekkür ederim.
02/11/08 01:08 fazlası...
Gön: leyl

S.u.s.t.u.m
tesekkürler
yazı harika devamını bekliyorum...tesekkür ederim..
01/11/08 21:31 fazlası...
Gön: nur

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Sitemizde  52 Kategoride 3451  yazı bulunmaktadır.