Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Yes abicim. Türkçe eğitime benden de okey!
Mizah

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün940
Dün2307
Bu hafta10068
Bu ay29265
Tüm zamanlar248913

Bağlantılı Öğeler


 
 
 
   
 
 
 
 
Herman'ın Öyküsü PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Sehl   

hermannykstt61914 yılında, Birinci Dünya Savaşı’nda savaşmış bir askerin, Herman’ın öyküsü…

Patlamalar, haykırışlar, kan ve ölüm… Yalnızca bunların yaşandığı cephede, Herman’ın da katıldığı bir savaş tüm şiddetiyle devam ediyordu. Askerler, her türlü insanca duyguyu unutmuş gibiydiler. Düşmanlarını öldürmeden önce, bir an durup onların gözlerine bakıyorlardı. O gözlerde gördükleri korku ve acıdan etkilenmiyorlardı. Kendi korkuları her şeyin ötesindeydi.

Kazanmak, yaşamak demekti; kaybetmek ise ölüm. Herman ve düşmanları kazdıkları derin siperlerde bulunuyordu. Her gün ölümü görüyordu Herman, arkadaşlarını yitiriyordu. Her gün acımasızlığa, nefrete, kine şahit oluyor ve ülkesi için o da buna katılıyordu. Her gün benliğinden bir parçanın daha kopup gittiğini hissediyor, eksiliyor, eksiliyordu… Askerler, haftalar boyunca savaşmaktan bitkin düşmüşlerdi, acı ve pislik içindeydiler. Herman, yaşadığı bu durumdan bezmişti artık. Ne tarihin ne de saatin farkındaydı. Zamansızlığın boşluğunda günü kurtarmanın derdindeydi sadece. Ve bir gün, bir şey oldu. Komutanlar, o günün Noel olduğunu ve savaşa bir gün ara vermek için düşmanla bir anlaşma yaptıklarını söylediler. Çünkü, her iki taraf da ortak bir dini paylaşıyordu. Tanrı’ları ortaktı.

O gün savaşa gerçekten 12 saat ara verildi. Hiçbir patlama ya da çığlık duyulmuyordu. Kulaklarına sağırlık gibi gelen bir sessizlik hakimdi etrafa. Gece olduğunda Herman, düşman siperlerinde yakılan ateşlerin ışığını gördü, bu onların daha önce hiç yapmadığı bir şeydi. O anlaşmalı barış anlarında askerler ısınmak için ateş yakmaya cesaret etmişti. Herman’ın bulunduğu siperde de aynı şey yapıldı, ateşler yakıldı, insanlar toplandı. Her iki taraf da birbirlerinin siluetlerini görebiliyordu. Sonra, şarkılar söylenmeye başlandı. Ayrı dillerde aynı şarkıları söylüyordu askerler; Herman’ın çocukluğundan beri bildiği, Tanrı’yı, sevgiyi ve barışı anlatan şarkıları… Herman, onların neşelendiğini hissediyor, yemeklerinin kokusunu duyuyordu. Daha bir kaç saat önce kıyasıya savaşan, ölümün vahşetini saçan insanlar, aralarında bir kaç metre mesafe olmasına rağmen tedirginlik hissetmiyor, kendilerine sunulan bu anların keyfini çıkarıyorlardı. Herman ise savaşın nasıl da zoraki bir nefret oyunu olduğunu düşünüyor, aylardır yaşanan kâbusun anlamsızlığını artık daha iyi anlıyordu. Savaş boyunca hiç kimsenin ölmediği tek gündü o ve yine savaş boyunca herkesin huzur içinde uyuyabildiği tek gece…

Bu olay Herman’ı çok değiştirdi. Yıllar sonra çocuklarına ve torunlarına bir mucize yaşadığını anlattı: Askerler, ortak ve güzel bir şeye, savaş ve nefrete baskın çıkan bir şeyi sahiplenerek silahlarını indirmişlerdi. Bu şey, Tanrı sevgisiydi. O, çocuklarına şöyle dedi: “Yaşadığımız mucizenin sırrını bulmak büyük bir keşif olurdu. Savaşı bir günlüğüne durduran bu sır, aslında tüm savaşlara tamamen son verebilirdi. Ben, o günü yaşadım ve içimin derinliklerinden gelen ve yüreğimden taşan sevgiyi, Tanrı sevgisini hissettim. O sevginin insanları nefretten ve korkudan uzaklaştırabildiğini gördüm. Bizlerle aynı şarkıları söyleyen düşman askerleriyle gerçekte nasıl da yakın olduğumuzu anladım. Sevginin neler yaptırabileceğini biliyorum. Lütfen bunun yolunu bulun.”



Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 21 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
Sonraki >
 
 
 
 
 

Bağlantılar


En son yorumlanan

Çölde Yolculuk Eden iki Arkada...
bu güzel paylaşımın için teşekkürler
15/05/08 09:24 fazlası...
Gön: bahadır

Senin Bütün Suçun
bu güzel paylaşımın için teşekkürler
14/05/08 20:08 fazlası...
Gön: bahadır

Biyolojik silahlı böcekler iş ...
daha neler neler yaparlar bunlarla.....
10/05/08 14:43 fazlası...
Gön: seyma

Ben mi, Biz mi?
"Ben"ler büyümemeli
Derler ya vücuttaki "ben"ler büyümesi hastalığ işaretmiş.Dış...
09/05/08 15:07 fazlası...
Gön: AHMET TUNAHAN

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 3 misafir bağlı
Sitemizde  51 Kategoride 2079  yazı bulunmaktadır.

Üye İstatistikleri

393 kullanıcı
1 bu gün
2 bu hafta
13 bu ay
sitede: burcusul