|
Hâdiseler
|
|
Yazar nacre
|
|
Sultan
Abdülmecid genişletmesi
Sultan
Kayıtbayın binası 377 sene ayakta kaldı ancak bu süre içerisinde bina yıpranmış
bazı yerlerde çatlamalar ve dökülmeler baş göstermişti. O zaman Şeyhul harem
olan Davut paşa sultana
mescidin durumunu bildirir bir mektup yazdı. Padişah Remzi efendi ve Osman
efendi isminde iki mühendisi keşif ve durumu rapor için gönderdi. Sene 1265h.
Bu mühendisler keşiflerini yapıp binanın durumunu ve ihtiyaçlarını padişaha
arzettiler. Padişah hemen Halim efendiyi bu iş için görevlendirip, yanına
gerekli malzemeyi, taş ustalarını, işçileri, uzmanları ve parayı da verdikten
sonra Medineye
gönderdi.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 116 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
Türk Sanatları
|
|
Yazar Ay Işığı
|
|
Bir üstâddan ders görmek, yazının usûl ve kaidelerini nazarî ve amelî olarak tahsîl edip, yazdıklarına imzâsını koymaya selâhiyet kazanmak ve bunu resmen tevsîk etmek eskiden âdet idi. İmzâya izin vermeye İcâzet verme, bu salâhiyeti almaya da İcâzet alma tâbir olunurdu ki, bir nevi’ diploma verme ve almak formalitesi demektir. Bu usûl gereğince, talebe olgunlaşıp imzâ atabilecek bir seviyeye eriştikten sonra hangi yazıları tahsîl etmiş ise ekseriya bir kıt’a bâzen de bir murakka’ (=yazı albümü) veya hilye, yâhut bu gibi bir levha yazar, bir (tez) hazırlar, hocasına verir.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 95 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bilgi
|
|
Yazar Mesel
|
|
1799 yılında Napoleon Bonaparte, bir alay askerine siper kazmasını emretmiş. Kazı sırasında askerler ilginç bir taş bulunca, arkeologlar devreye girmiş ve taşın yüzyıllar öncesine ait olduğunu açıklamışlar.
Geçmişe ait yassı taş üzerinde çalışan arkeoloji uzmanları, taşın üzerindeki sembolleri çözemezler.Eski medeniyet kalıntılarına yıllarını vermiş bilim adamları, çaresiz kalırlar.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 134 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Türk Sanatları
|
|
Yazar Ber-ceste
|
|
İslamiyet’te heykel ve resmin mahzurları nedeniyle Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sevgisi farklı bir şekilde tezahür etmiş ve hilye sanatı ortaya çıkmıştır. Özellikle Osmanlı sanatkârları Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) fizikî özelliklerini anlatan rivayetleri Hilye-i Şerif’lerde bir görsel şölene dönüştürmüşlerdir. Müzehhipler tarafından bezenen hilyeleri yazmak bir hat sanatkârı için icazetname alma manasına geliyordu. “Hilye” kelimesi “güzel vasıflar, süs, güzel yüz, cevher, görünüş” gibi sözlük manalarını taşır. Tarihî seyir içinde Hazreti Peygamber’e (s.a.v.) mahsus olmak üzere Şemâil, Şemâil’ün-Nebi, Hilye-i Nebevi ve Hasâisü’n-Nebi gibi değişik ifadelerin yanı sıra Osmanlılar
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 130 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Türk Sanatları
|
|
Yazar Ay Işığı
|
|
Ebru kelimesi Farsçadır, kaş, bulut anlamlarına gelmektedir. Ortaya çıkan şekillerin buluta benzemesi nedeniyle bu adı almıştır. Şemsedddin Sami, Kamusu Turki’de Ebru; “Çağatayca Ebre: Roba (elbise yüzü, kürk kabı) hare gibi dalgalı ve damarlı (kumaş,kağıt), cüz ve defter kabı yapmak için kullanılan renkli kağıt” olarak tanımlamıştır.
Ciltçilikte, yazı sanatında (Hüsn-ü Hat) pervaz süslemelerinde ve yazı kağıdı olarak kullanılan ebru, günümüzde çiçek ebrularının daha da geliştirilmesiyle başlı başına levha olarak kullanılmaktadır.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 122 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Bilgi
|
|
Yazar Mesel
|
|
Bugün ülkemizin içinde bulunduğu bütün darboğazların sebebi, bizi biz yapan değerlerimizden uzaklaşmamızdır. Çanakkale’den aldıkları dersle düşmanlarımız neremize vuracaklarını öğrenmişlerdir. Biz ise, tam tersine bir tembellik ve gaflet içine düşüp, sürekli düşman oyunlarına gelmişiz...
Çanakkale Zaferi yokluk ve yoksulluk döneminin başarısıdır. Maddi ve siyasi açıdan Devlet’in tıkandığı bir dönemde meydana gelmiştir. Maddi imkanların, neredeyse tabana vurduğu, düşmanların ise çok güçlü bulunduğu bir savaştır.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 127 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 46 - 54 Toplam: 235 |