DR. MAZHAR OSMAN'DAN BİR HÂTIRA
Bir gün Dr. Mazhar Osman, İsmet Paşa'ya, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesi'nin çok dolu olmasından dert yanarak şöyle demiş:
— Bizim hastanelerde yer kalmadı. Çok hasta var. Aslında bunların çoğu bizim hastamız da değiller. Eskiden tekkeler vardı. Şeyhler vardı. Onlar bu hastalara nefes eder, iyileşirlerdi. Siz tekkeleri kapattınız, hastaları çoğalttınız.
Kimimiz onu İstanbul'u fetheden, çağ açıp çağ kapayan hükümdar; kimimiz de Peygamberimiz'in kutlu hadisine mazhar olan bir komutan olarak tanıyor. Ama onun henüz fethin ilk günlerinde İstanbul'daki şiddet gören kadınları korumak için ferman yayınladığını bilen var mı?
1453'te İstanbul'u fethederek Türk ve dünya tarihinde yeni bir çığır açan II. Mehmet fethin hemen ardından İstanbul halkından altı temsilciyi şehrin durumunu öğrenmek için huzuruna çağırmıştı.
Dün SP’nin Çağlayan’da Doğu Türkistan’daki zulmü protesto eden bir mitingi vardı.. Ben bugün bu konuya farklı bir açıdan bakmaya çalışacağım..
Doğu Türkistan krizi bir anda bir ismi de parlattı: Rabia Kadir..
Kimine göre Amerikan ajanı. Kimine göre Mustafa Kemal hayranı.. Kimine göre, karaborsa yolu, rüşvet dağıtarak zengin olmuş bir kadın.. Kimine göre Doğu Türkistan halkının ümidi. Kimine göre.. Herkes bir şey söylüyor..
Osmanlı Sultanları’nın manevi veçheleri üzerine söylenecek çok söz var. Yavuz’un Sina Çölünde attan indiğine, “Rasulullah önümüzde yürürken biz atın sırtında nasıl gidelim” bir tarihi hatıradır. Özellikle Yavuz’dan sonra Belde-i Mukaddes’ten gelen emenatlere, her yıl Mekke ve Medine’ye gönderilen surre alaylarına gösterilen hürmet ve tazim gerçekten insanı etkiliyor. Bunların çoğundan bir şekilde haberdarız ama Osmanlı Sultanlarının Avrupa’ya, Almanya, Avusturya ve Macaristan’a seyahatlerde bulunan, Yavuz’dan sonra Mısır’a giden Padişah Sultan Abdülaziz’in Rasulullah’a bir mektup yazdığından çoğumuzun haberi yoktu…
Fatih Sultan Mehmed dönemi İstanbul'unda yeni yerleşim mahalleleri nüfüs yapısı ve iskân.
Fatih Sultan Mehmed İstanbul'a girdiğinde şehir çok harap vaziyetteydi. Fetih'ten hemen sonra halkın ihtiyacı olan çarşılar, bedestenler, hanlar, hamamlar ve diğer yapılar hızla inşasına başlanmıştır.
Fotomuhabiri olan ağabeyinin en büyük hayali Vietnam Savaşı'nı durduracak bir fotoğraf karesi çekmekti. Bombaların hedefi olacağını hissetmiş olmalı ki 15 yaşındaki kardeşi Nick Ut'a vasiyette bulunmuştu:
"Savaşı senin çekeceğin fotoğraf durduracak." 6 yıl sonra Nick Ut, Kuzey Vietnam sokaklarında kulağında ağabeyinin vasiyeti çınlayarak dolaşırken Amerikan uçaklarının art arda attığı 4 bomba sesiyle irkildiğinde savaşı bitirecek 'Napalm Girl' fotoğrafını çekeceğinden habersizdi.
Notice: Undefined variable: buffer in /home/sadakatnet/domains/herkonudan.com/public_html/modules/mod_featuredarticlesdiv/mod_featuredarticlesdiv.php on line 64