|
Yazar zal
|
|
Bir CD-ROM ’a doldurulabilecek veri miktarı limitsiz gibi görünür. Microsoft ’un multimedya ansiklopedisi Encarta ’yı oluştururken yaptığı gibi 7000 fotoğrafı içine sığdırmaya çalışana kadar.
Bu bilgi depolama başarısını mümkün kılan fraktal resim sıkıştırma matematiğiydi. Geçen yüzyılda fraktalların altında yatan başlıca kavramlar matematikçiler tarafından biliniyordu, fakat fraktal araştırmasını bir pratik gerçeklik haline getiren güçlü bilgisayarların ortaya çıkışı oldu.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 376 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
Yazar nacre
|
El işaretleriyle,
seslenerek, ateşle, dumanla başlayan haberleşme uzun bir dönem kuşlarla
ve atlı habercilerle oyalandıktan sonra bugünlere ulaştı. Mors,
telgraf, telefon, teleks, telsiz, faks. Tabii emektar mektup. Bunlar
özel ve birebir haberleşmeler için kullanıldı ve kullanılıyor. Kitlesel
haberleşme matbaanın bulunuşuyla modern haberleşmenin ilk adımını
atmıştı. Dergiler, gazeteler; ardından radyo, yıllar sonra televizyon
yayınları. Bu yayınlarda özel bireysel haberleşme yoktu.
Kitlesel ve karşılıklı bireysel haberleşme, benzer de olsa ayrı mecralarda ilerliyordu.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 341 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Yazar Nebula
|
|
Yanlış yerde, miktarda, yönde ve zamanda kullanılan ışığın neden olduğu geniş, ışıldayan ışık kubbesine Işık Kirliliği denir. Özellikle büyük şehirlerimiz tehlike sinyali veriyor.Işık kirliliğinin 4 ana kaynağı vardır:
1. Kamaşan Işık :
Kamaştırıcı ışığa yatay doğrultuda yayımlanan ışık neden olur.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 16020 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Yazar Sehl
|
|
DNA’nın hikâyesi Friedrich Miescher isimli İsviçreli biyoloğun 1868 yılındaki çalışmaları ile başladı. Friedrich Miescher DNA’yı bulunduğu ortamdan ayırarak özelliklerini araştırdı. Miescher ve onun gibi düşünenler DNA’nın kalıtımda anahtar rolü üstlendiğini savunsalar da, karşı görüşte olan biyologlar, proteinlere nazaran daha basit bir kimyasal yapısı olduğundan DNA’yı bu kabiliyette görmediler. 1943 yılında DNA’nın genetik bilgiyi taşıdığına dair ilk deliller Oswald Avery ve arkadaşları tarafından bulundu. Bu deney sonuçlarına rağmen bilim çevreleri bu gerçeği kabullenmekte yavaş davrandı.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 6930 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Sehl
|
|
DOLLY, klonlama ile doğan ilk canlı olarak dünyaya geldi. Bu koyun laboratuar ortamında babasız doğan ilk memeli canlıydı. Dolly, bazılarının zannettiği gibi bilim adamlarının ‘yarattıkları’ bir canlı değildir. Çünkü bu işlem sırasında kullanılan bütün biyolojik maddeler; hücre, hücre çekirdeği, hücre zarı, mitokondri, DNA gibi canlılığın hayatî bütün parçaları, hazır bir şekilde bir canlıdan alınıp diğer canlıya nakledilmiştir.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 606 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 37 - 45 Toplam: 57 |